Katalan ve Barzani Referandumları Farklı mı?

Catalan referandumu ile Kuzey Irak referandumlarını sağlıklı değerlendirmek, her iki toplumun coğrafik, kültürel etnik ve tarihi açılardan değerlendirmesi ile mümkün olabilir. Tüm bu faktörler ele alınsa bile gözden kaçan faktörler olabileceği gibi, değerlendirmeye alınan özelliklerin de zaman içiğnde farklı olabileceğini göz önünde tutmak gerekir.
Bu makalemizde her iki toplumu, sosyolojik açıdan değerlendirerek, referendum gerçekciliği ve haklı olup olmadığını ortaya konmak istedik.
Toplum diye ifade ettiğimiz insan topluluklarını şekillendiren semboller, inançlar, değerler, davranış biçimleri, normlar ve toplumun bir süredir birlikteliğini ortaya koyan tarihi yapı ve kültürel objelerdir. Bu insan topluluğunun yüzyıllardır birlikteliğini ortaya koyan göstergelerden biri, müzeler ve tarihi yerleşim alanlarıdır. Müzeleri küçümsemeyin. Bir milletin tarihini, bir bölgenin önemini, eski ile yeninin bağlarını sağlayandır müzeler. Saptırmalar elbette olsa da, olmayan bir objeyi yerleştiremezsiniz. Yalanınız varsa günün birinde yüzünüze çarpılabilir.
Sadece Barcelona’da irili ufaklı 68 müze bulunmaktadır. Eski yeni tarih, arkeoloji, modern ve eski sanat müzeleri, askeri müze gibi, hayatın her alanine kapsayan, Katalan bölgesinin hafızası, müzelerde sergilenmekte, bölge halkının birlikteliğini güçlendirmektedir. Tüm catalan bölgesi değerlendirildiğinde yüzlerce müze bulunmaktadır. Catalan bölgesinde 5 adet UNESCO koruması altında dünya mirası kapsamında koruma alanı mevcuttur. Toplamda 47 büyük tarihi arkeolojik yerleşim alanı mevcut olup, turist ziyaretlerine açıktır.
Bir diğer kültür ve medeniyet belirtisi kütüphanelerdir. İnsan, bilgi teknoloji birikimini, I,nsan kalitesini yetişmişliğini gösteren kitapların buluştuğu yer. Katalan bölgesinin en büyüğü 1907 yılında açılan National Library of Catalonia olmak üzere yüzlerce irili ufaklı kütüphanesi kullanımdadır. 21 eski ve köklü üniversite ile birlikte, sayısız çeşitlilikte üniversite öncesi eğitim zorunludur. Yine edebiyat ve kültürmirası olarak, Catalan bölgesinde günlük yayınlanan 15’in üzerinde gazete, yüzlerce dergi bulunmakta, catalan dili ile yayınlanan sayısız kitap ve okuyucusu mevcuttur.
Catalanların tarih sahnesine çıkışı ve bağımsızlık mücadeleleri milattan önceye dayanmakla birlikte, 17. Yüzyılda belirginleşmiştir. Bölgede kanlı bağımsızlık mücadeleleri, katalanlara verilen bağımsızlık sözleri ile büyük devletlerin insan asker gücünü kullanmaları defalarca gözlenmiştir. Catalanları bağımsızlıklarını kazanama korkuları, hakim güçler tarafından, daima engellenmeye çalışılmıştır. Dünyanın digger bölgelerindeki azınlıklar gizli güçler tarafından kullanılarak bölünmüşlük sağlanmaya çalışılırken, catalanların itici gücü, kendileri olmuştur.
Catalan bölgesi, tarihin hemen her döneminde, katalan halkının mukim olduğu yer olarak kalmıştır. Başka bir etnik yapının hakimiyeti görülmemiştir.
 
Bir de Kuzey Irak bölgesine bakalım.
 
Kuzey Irak ve Kürt bölgesi Mezopotomya’da yerleşmiştir. İnsanlığın ilk geliştiği yer olarak ifade edilen, tarihin en eski yerleşim yerleri bu bölgededir.Dünyanın en bereketli toprakları yüzlerce devlet, ırk din etnik yapı ve culture ev sahipliği yapmıştır. Halen bu bölgede dağınık halde,Aramiler‎, Arap grupları‎, Arap uygarlığı‎, Assurlular, Süryaniler‎, Dürziler‎, Dürzilik‎, Filistinliler‎, Kıptîler‎, Kürtler‎, Süryaniler‎, Ortadoğu Türkleri‎, Yahudiler‎, Domlar, Kıptîler, Reşaide, Çerkesler ve Şabankaralar yaşamaktadırlar. Oysa Catalan bölgesi, daha tek tip diyebileceğimiz insan yapısından oluşmaktadır.
Tarih sahnesinde erken yer almasına ragmen, Irak ve bölgesi, müze açısından oldukça zayıftır. Kuzey Irak bölgesinde ise ilk müze Süleymaniye’de 2016da açılmış, Erbil’de 2020 yılında açılması planlanmaktadır.  Bölgede batılı anlamda kütüphanecilik hizmeti verilmemektedir. 8 bölgesel üniversite kurulmuştur. Tirajları düşük de olsa, günlük 10 kadar günlük gazete mecmua bulunmakta, sınırlı sayıda matbaacılık hizmetleri sunulmaktadır.
Yüzyıllardır iç içe yaşamaya alışmış olan bölge haklarında bağımsızlık düşüncesi  ve hareketleri , kendi iç dinamikleriyle oluşması vaki olmamıştır. Nitekim 1918 Plebisitinde  bölge kürt halkı, bağımsızlık istememiş, 1920 Lozan anlaşmasındaki bağımsızlık seçeneğini kullanmak istememişler . Kuzey Irak bölgesi, tarihin her döneminde karmaşık etnik yapı ile iç içe yaşamış, belli bir ırkın hakim yerleşkesi olmamıştır.
 
Belli insan topluluklarını devletleşme ve birlikte yaşama, birbirleri için yaşamaya iten tarihi ve kültürel yapılar irdelendiğinde, catalan bölgesi ile Kuzey ırak bölgesi bambaşka dinamikler içermektedir. Catalan bölgesinin bağımsızlık taleplerinin yüzyıllardır süregelen bir mücadele ve dış güçlerin baskıları ile engel olunduğu gözlenirken, Kuzey Irak’da bugün hakim ırk olarak gösterilmeye çalışılan, ama aslında karmaşık etnik yapı ile yaşayagelen nüfus yapısının, devletleşmeye itilmesinin dış güçlerce olduğu aşikardır.
Netice olarak, Catalan bölgesinin, bağımsızlığa yüzyıllardır aç, Kuzey Irak Bölgesi kürtlerinin ise, devletleşmeye “itildiklerini” söyleyebiliriz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s