Var mısın Yok musun?

​0 ve 1 ile başlayan bilgisayar dünyası şimdilik burada.

0; yok

1 ; var olarak da ifade edilebilir

Varın tersinden yaratan herşeyi Şânı Yücenin sermayesi bu.

Nokta diye de ifade edilebilir.

 ﷻ      ﷺ      ﷽   ﷲ

Bu işaretler  de tek bir işaret aslında.

Eskiden ﷽, en az 19 harf ile ifade edilebilirdi.

Şimdi ise bir nokta ile (﷽)

Bu da başka mucize.

Yaz yaz bitmez.

Reklamlar

Bölüüükkk Koşar Adım Arşşş!

Allah’ın yardımı ve zaferi gelip de insanların bölük bölük Allah’ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit Rabbine hamdederek O’nu tesbih et ve O’ndan mağfiret dile.

Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.

Nasr suresi.

Kur’an-ı Kerîm’in sondan beşincisi, Nüzul sırasına göre 114. Sure. Okumayı anlamayı nasib etsin Allah cc.

Ortadoğu’da öyle gelişmeler oluyor ki bu sureyi hatırlamamak elde değil.

İtilmişi kakılmışı oynayan, bu rol kendine biçilen Türkiyem ve Ortadoğu’da bişeyler oluyor.

Koşar adım barış (=islam) geliyor gibi sanki.

Allah ömür verirse göreceğiz.

Umudumuz dünya gözüyle görmek.

Şairin dediği gibi

35 yıldır kışım 

Hadi inşallah 

Bahar geldi inşaAllah 

El Halim c.c.

Bizi kurtaran bu İsm-i Cemil

El Halim cc,  es Sabûr cc

Hemen ceza vermeyen, sabreden.

Şükür olsun. O isimler yanlızca zikir etmek için değil. Anlamalı bilmeli. Nedir bu dünyadaki tezahürü? Derûni anlamı ne? Kâinattan ne ders almalıyız?

“Dedem Korkut erik yemiş. Torununun dişleri kamaşmış.” Böyle demiş ecdad.

Yani illa çıkar günahının bir kısmı; ya senden, ya da evladından.

Hz Musa. O yüce peygamber ne sıkıntılar çekti; ne acılar. Naçar kalınca bir gün, İlahî müsaade de çıkınca ayrıldılar vatanlarından. 

Kaçmalarına Kızıldeniz engel oldu.

İzn-i İlahî ile yardı Musa denizi.

Geçtiler. Sahil-i selamete ulaştılar. Yeni bir çağ başlamıştı. Denizin yarılması ilan etmişti saadet günlerini.

Bu büyük ikramın lıymetini bilemediler.

Alt üst ettiler dünyayı. Sımsıkı sarıldılar yalana. Göz alabildiğince her şeyi vaad edilmiş  saydılar. Sahiplenmeye çalıştılar.

İnsanlığa ihanet ettiler, ettiler, ettiler.


Avrasya Tüneli. Denizden kuru bir yol açtı insanlığa. Daha ilk günden İstanbul’a saadet getirdi.

Bana kalırsa bu saadet İstanbul’a ait değil tek.

Tüm insanlığa ilan etti.

İsrailoğullarının eziyet çağları sona ermiştir.

İlan ettiği, Asr-ı Saadet Çağrısıdır.

Mübârekolsun! 

İbrâhim’le* Aynı Mekânda Uyumak

Filistin Al Valajeh’de

5000 bin yaşında bir zeytin ağacı.

Yazı ile beşbin yıl. 

Dile de kolay değil.

Ama gelmiş geçmiş.

5.000 koca yıl ömrün olsa ne. Bitti bitiyor.

Erzel-i ömürde şu an. Bakanlar çaktırmadan acıyor haline; ne zaman yıkılır bu? 

Ayağının tozu olmak O ŞanlıPeygamberin, ne hoş olurdu?

Rahmet olsun.

Ve oldu da elbet; Halilullah.

*a.s.

Hz Mevlânâ Zamanında Dış Hava Sıcaklığı Ne İdi?

“they are usually fairly accurate”

Böyle yazıyor araç sıcaklık ölçerinin işini doğru yapıp yapmadığı konusunda; geçerliliği zayıf.

Araç sıcaklık ölçerinin yerleştiği yer hep merakımı cezbetmiştir. Acaba nereye konmuş olabilir? Acaba doğru mu? O yüzden hep araç sıcalık ölçerinin bulunduğu yerin sıcaklığı şu demeyi tercih ettim; dış hava sıcaklığı şu demek yerine.

Sonuç: Fairly  accurate.  Tam doğru değeri verme şansı zayıf.

Yan dikiz aynalarının oralarda yerleşik çoğu. Bunlar, yol yüzeyinden sıcaklık değerini alıyor. Genelde yüksek çıkıyor gerçek değere göre. Aracın sürüş güvenliği açısından doğru yer tercihi.

Bir kısmı tamponun iç yüzeyinde yerleşik. Bunlar da eğer trafik yoğunluğu varsa hatalı ölçüm yapmaktalar.

Doğru kabuller; kolaycılık; güven.  Artık adı her ne ise. Biri demiş ya. Doğrudur.

Şüpheci olmalı.

Şeb-i Aruz günleri. Konya’daki turizm hareketliliği.

Başlarında mezar taşları (onu temsil ediyor olmalı), kefenlerini giymiş adamlar dönüp duruyorlar. Fonda  ney  sesi.

İyi bir şey yaptıkları  için bol alkış gelmekte.

Acaba O tatlı  adama atfettikleri çalgı çılgı işine hiç dahil olmuş mu mübârek zât? 

Sanmıyorum.

Ki bu merakla baktığım aynaklar da aynı şeyi söylüyorlar.

Tıpkı Mesnevîsi gibi. O da ona atfediliyor.

Oysa eline kalem alıp yazmamış. 

Günümüz insanının uydurduğu gibi meclisde konuşulan herşey yazılıvermiş olabilir mi? 

Tıpkı bugün gibi.

Hatta şu Alman dölü olmanın rahatsız etmeyeceği bir şahsın şiiri, yukarıdaki elfaz gibi o şanlı zâta atfedilmiş.

Tarzı değil

Şekli değişik

Lisanı uymak

Akidemize ters.

Olsun. Biri dedi ya. Kabul edelim?