Kapkara Gözler İçimi Aydınlattı

image

Çocukluğumun oyunları; çember çevirmek.
Bu, içi aydınlık, derisi katran karası sevimli yaratık hatırlattı o günleri.
Aynı günler geri gelse bile, ben aynı değilim ki.
Ampullerimden bazıları sönmüş.
Kiminin tevbesi yapılmış, isi pası gitmiş,
kiminin söndüğünün farkında bile değilim.
Katran karası yürek
Katran karası deri

Yürek ne
O önemli

Reklamlar

İnsanı Aciz Bırakan Belağat

Kur’an, 1450 yıldır meydan okuyor; Bir mini minnacık örneğimi getirin.
Nedir o?
İşte bir örnek, bir misal.
Şu kısacık Kur’an cümleciğinin her kelimesinin mânâ takviyesi, her işaretinin anlam desteği bulunmakta.
Anlamakta aciziz.
Açıklamak için kullanmamız gereken kelimeler bile derin bir kültürün eseri, neticesidir.
Meselâ:

وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ

Bu cümlede, azabı dehşetli göstermek için en azının şiddetle tesirini göstermekle göstermek ister. Demek taklili ifade edecek cümlenin bütün heyetleri de bu taklile bakıp ona kuvvet verecek. İşte

لَئِنْ

lafzı, teşkiktir. Şek, kıllete bakar.

مَسَّ

lafzı, azıcık dokunmaktır. Yine kılleti ifade eder.

نَفْحَةٌ

lafzı maddesi, bir kokucuk olup kılleti ifade ettiği gibi, sîgası bire delalet eder. Masdar-ı merre tabir-i sarfiyesinde biricik demektir, kılleti ifade eder.

نَفْحَةٌ

deki tenvin-i tenkirî, taklili içindir ki; o kadar küçük ki, bilinemiyor demektir.

مِنْ

lafzı, teb’iz içindir, bir parça demektir. Kılleti ifade eder.

عَذَابِ

lafzı; nekal, ikaba nisbeten hafif bir nevi cezadır ki, kıllete işaret eder.

رَبِّكَ

lâfzı, Kahhar, Cebbar, Müntakim’e bedel yine şefkati ihsas etmekle kılleti işaret ediyor.

   İşte “Bu kadar kılletteki bir parça azab böyle te’sirli ise, ikab-ı İlâhî ne kadar dehşetli olur kıyas edebilirsiniz.” diye ifade eder…