Magic Box

image

Çocukluğumuzdaki dünya.
Şimdiki dünya.
Ne kadar değişti.
Topu topu 30 40 yıl.
Bilimde inanılmaz gelişme. Teknikte göz kamaştırıcı işler.

Asıl değişen belki algımız.
Duyunca dini hikaye diyeceğimiz şeyleri rahat anlıyoruz.

“Belkıs’ ın cini dedi: Onun tahtını sana gösterebilirim.
Öteki dedi:  Göz açıp kapayıncaya kadar getirebilirim.”

“Efendi hazretleri birden sakinleşti ve dudaklarından şu sözler döküldü: Yunus’um geldi. Biraz sonra kapıdan Yunus girdi.”

“Ak sakallı pir-i fani zât,
-Evladım,  dedi. Ciğerpâren,  anneciğinin ömrü az kaldı.  Onun gönlünü hoş et.”

Bakalım neler göreceğiz. 

Peygamber’lerin mucizeleri, insanlığın sınırlarını belirlemekte.
İlahi mesaj şu: Çalış.  Hedefin bu olsun; ulaşabilirsin.

Reklamlar

Hiper Aktiflere Hüsn-ü Zann et

25 yıldır diploma asılı. Asıl uzmanlığım olmadığındandır zaar, hiperaktif çocuk 3-4 tane gördüm.
Ama
Kime sorsan evladı hiperaktif.

Edepsizliğin adı hiperaktif olmuş.
Anne baba bir yandan sırıtıp
Evladını övmek için
Veya
Edepsizliğine kılıf bulmak için o adı veriyor; hiperaktif.
Oysa zekâ kusuru olması lazım.

Hep çok akıllı
Hem hiperaktif olamaz.
Grisi yok.
Az gebeliğin olamayacağı gibi.
Hiperaktif evladı olan
Ağlamalı.

İnsan hüsn-ü zann’na memur.
İşimiz bu.
Görevliyiz.
Verilen bir vazife.
O (cc) Bir’i vermiş.
Yapmazsan
hesabını verirsin.
Bu aşikar.

Hüsn-ü zann; işin bize bakan vechi.
Bir de ötekine bakan yüzü var.

Hüsn-ü zann, kötü olana, kötü görülene, bilinene yapılır.

Yani
Biri sizin için hüsn-ü zann sahibiyim derse
Yandığının  resmidir.
Ne fenalık yaptım demelisin.
Sevinmemelisin.
Ağlamalısın.

Fakiriz

image

Kıymetli bir dost İtalya yolcusu.
Çok çok iyi yaparak bilgi topluyor;  orada yaya kalmasın. 
İki büyük tezat var.
Birincisi; küçük tezat,  ülkemizin bin bir güzelliklerinden bihaber olması.
Küçük kıyamet.
İkincisi;  feci olanı;  büyük olanı,  vatan-ı aslî hakkında tam bir ummi olması. Büyük kıyamet.
O‘rası hakkında elinde bir delil ile görünmek bile istemiyor.
Va esefa.

1974

Kıymetli bir dost Kıbrıslı. Savaşı görmüş. O acı yılları anlatmıştı. 
Havada keskin bir barut kokusu. Şanlı Türk Ordusu Kıbrıs’ta kontrolü ele almış. Yunan zulmü bitmiş.
Bir nevi zafer kazanılmış.
Ama yüzler gülmeyor. Gülemiyor.
Zira kayıplar o kadar büyükki
anlık kazanç insanları sevindiremiyor.

2014 yerel seçim.  Mevcut iktidar ciddi bir oy aldı.  Onca menfi propagandaya rağmen.  İktidarın kazanması, muhalefetin kaybetmesi demek.
Bu seçimde kazanan kesim, nedense sevinemiyor. Kaybedenlerden bazı ekip, maalesef, kazanan kesimin karşılıklı sevdiği grup.

Fikrim karışık.
Dilimde o şarkı

“Seni sevmek, aşkların en güzeli”…