Nur’dan Kılıç

Hekimlerde
Bilhassa cerrahlarda kibir vardır.
Meslekî ortamla sınırlı da olabilir.
Geniş dairede de.

“Ben bilirim”
“Ben keserim”…
“Bedene dokunmak bana özeldir”
Güçden Yetenekten gelen bir kibir.
O sebeple
Hiçbir özel hastane
Hekimi baskı altına alamaz.
Hekim kişiliğine aykırı işi hemen terk eder.
Devlet de tarassut altına alamaz.
Zorla iş ameliyat muayene yaptiramazsin.
Parasını verdiğin gibi
Kibirini de okşayacaksın
Yoksa debelenir durursun.
Kudretten
Bilgiden
Belki Hak’dan gelen güç; Şafi’nin kepçesi.

Nur‘dan gelen
Hak‘dan gelen bir kibir
Sarmış içimi.
Kör olmuşum.
Nur benden çıkmış.
Delil benim.
Kalem elimde.
Nezaket?
O da ne?

Bir zamanlar demiştim

“Ey edip adanada pide ye”
Ister sagdan oku
İster soldan
Aynı

Affet ya Râb.

Mesajın adresini
Sadece kendisi bilir.

Reklamlar

Veda

5 yıl kadar önce idi. Aqua Magic adında iyi bir Elektrikli Süpürgemiz vardı.  Arızalandı. Alındığından bu yana 6-7 sene geçmiş idi. Tamirci:
-Bu kaliteli bir süpürge abim. Yapalım,  dedi.
Istemedim, değiştirelim, dedim.  Hanım vazgeçemedi.
Sonra bir arıza,  bir arıza daha.
Yenisinden pahalıya geldi.
Üstelik yenisini yine aldık.

***
Çamaşır Makinesi.  O da üç kez arıza yaptı.  Hep yaptırdık.
Şu an yenisi fiyatını ödedim. Hâlâ içimde bir şüphe,  bir bekleyiş;  ne zaman yenisini alacağım?

***
Arabanın değişim zamanı gelince tamir işleri başlar. 
Onu yaptır.
Aküyü değiştir.
Cila yap.
Sonunda yine satılır.  Yeni sahibine iyi çalışılır.

***

Veda zamanını iyi bilmek lazım.

Bizim de kullanım süremiz doluyor.
Bedenimizi toprakla muamele zamanı yakındır.
Biçareyiz.
Divane olup nafile işler ile uğraşmayalım.

Satalım bedeni Allah’a. Kurtulalım.

Not:
13.12.2013
Yenisini aldık. Aynı arızayı 2 kez daha yaptı.
🙂

Bir İpte İki Canbaz

Sevmeyiz. Allah’a sığınırız. Hatta korkarız; Hristiyan kültüründen etkilenerek: Maddi, fizikî etkisi var sanırız.
Şeytan.
Oysa lafız bile söyleyemez. Kulağa temas eden fiili bile yok.
Sanırım limbik sistem yuvası. Kortex değil.  Zira kortexde yerleşse, işleri mantık dışı olduğunundan
İnsanı “üfleyemez”.
Gözü yok; benimkini kullanır;
Kulağı var ama benimkini sahiplenmiş;
Dil? I ıh. Onu kullanamaz.
Şeytanın algısı benimki kadar.  Fazla değil.
O yüzden herkesin şeytanı farklı.
Başka başka damardan yakalıyor.
Neûzu billah.

Ne Mutlu

Sabiş’in eski evindeki üst komşusu yaşlı bir hanım vardı;  İstanbul hanımefendisi. Kızı ve torunu ile yaşardı; boşanmışlar. Torun; Serhat,  sevimli ama buruk bir çocuk idi.
Tüm varlığı ile haykırıyordu.
-Baba eve geeelll!
Nafile.

O İstanbul hanımefendisi komşumuz, gel zaman,  git zaman vefat etti.
Derin bir sessizlik,  yalnızlık.

Boşanma sebebi ne idi bilmiyorum.  Ama mevcut hal, aileyi tekrar bir araya getirdi.

Kadıncağız ölümü ile torununa rahmete vesile oldu.
Eminim ruhu huzurludur.
Görmüştür Serhat’ının sevincini.
(El fatiha)

Mustafa Sungur abimiz de öyle.
Cenazesi, kimleri buluşturmadı ki?
RTE, sevenlerine, bizlere mesaj verdi.
Daha niceleri arkasından fatiha okudu.

Ölümü ile de hizmet edenlerden eylesin Yüce Râb.

Mikado’nun Çöpleri

image

Adam zekâsını izhar etmiş.  Şişedeki parfüm çubuk tarafından emilip, yüzey gerilimi etkisiyle yerçekimine karşı çıkıyor.  Etrafı şenlendiriyor.
Buradaki çubuklar aynı ağaçtan.
Ancak sıvıyı emme kapasiteleri farklı.  Aynı ağacın dalı bile farklı.
Bir ağaç nevi,
kıyas edersen,
insanın saçının teli etmez.
Her insan bir alem; kâinat.
Bir kuru ağacı Şanı yüce Allah böyle farklı yaratmış. Zuhurata farklı tepki veriyor.
Biz de her insanda aynı cevabı arıyoruz.
Bizim gibi düşünsünmüş.
Komik.
Az daha hoşgörü lütfen.

Rüyadan ders almak

Hani derler. 
“Tecrübe,  yediğin kazıkların bileşkesidir.”
Ne bileyim bir sürü hamasi laf.
Demin bir rüya gördüm. Hulasası şu: Otoparkdan çıkarken,  parayı alacak görevli şaklabanlık yaptı.  Ben de onu müdürüne şikayet ettim.
Meğer son şansı imiş. 
Rüyanın sonu gelmedi. Uyandım.
Saat 02:00. Teheccüd kılmalı.
Her ne ise.  Devam edeyim. Adam kovuldu. Hatalıydı. Kovulmayı da hak etmişti.
Ama neden benim elimden olsundu ki.
O gercek olmayan
Hiç yaşamayan adamın yüzü.
Onu gördüm.
Aynen şöyle diyordu.
“Hak ettim. Ama niyetim iyi idi. Seni kendime yakın hissettim. Benim de az eğlenmeye hakkım yok mu?

Rüyadan bile ders almalı.
Ona bir şans vermeli.
Ve
Bu saatte
Dışarıda bir kuş ötüyor.
Sanki
“Doğru” diyor